SİZ OKULU DEĞİL, OKUL YÖNETİMİ SİZİ SEÇİYOR
Pervin Kaplan

SİZ OKULU DEĞİL, OKUL YÖNETİMİ SİZİ SEÇİYOR

Bu içerik 353 kez okundu.

Siz okulu değil, okul yönetimi sizi seçiyor. Özel okullarda erken kayıtlar ve bursluluk sınavları başladı. Üstelik de geçmiş yıllara bakıldığında özel okullarda kayıt süreci de erkene çekildi.

Birçok aile özel okula erken kayıt yaptırmanın avantaj olup olmadığını soruyor. Eğer iyi bir indirim alıyorsanız, veli okul sözleşmesini de dikkatli okuyup, haklarınızı koruduğuna eminseniz erken kayıt verilen indirim ve burslarla avantaj olabiliyor. Bu dönemde veliler indirim alırken, özel okullar da bir sonraki öğrenim dönemi öğrencilerini neredeyse bir yıl öncesinden garantilemiş oluyor.
SİZ OKULU DEĞİL, OKUL YÖNETİMİ SİZİ SEÇİYOR

Ancak öğrenci sayıları 1.3 milyonu aşan özel okula kayıt sürecinde bir süredir yaşanan ve velilerin de tepkisine neden bir uygulama var. Türkiye Özel Okullar Derneği’nin de tam bu yıl gerçekleştireceği geleneksel eğitim sempozyumunun ana konusu  “etik” iken, yaşananların ne kadar “etik” olduğu da ayrı tartışma konusu.

İşte bu uygulama “çocukları seçme-eleme” yöntemi. Bazı okullar, velileri “çocuklarına uygun olmadıkları” gerekçesiyle kapıdan döndürüyor.  
ÇOCUKLAR ‘ELEME’ YÖNTEMİYLE SEÇİLİYOR

Birçok özel okul ilkokul 1'inci sınıfa ya da anaokuluna alacakları öğrencilerini "seçme" yöntemi olarak mülakat ya da sınav kullanıyor. Yani siz çocuğunuzu istediğiniz bir okula kayıt yaptıramıyorsunuz.

Yani özel okul ücreti için sizin bütçenizi ayarlamanız, yani “parasını hazır etmeniz” yeterli olmuyor. Okulun sizi kabul etmesi gerekiyor.

Çünkü çocukların sınav ya da mülakatta aldıkları notlar onların kayıt olup olmayacaklarını belirlemede bir kriter olarak kullanılıyor. Anaokulu ve ilkokula başlayacak çocuklar, önce okulların rehberlik hocalarının da aralarında yer aldığı bir komite tarafından “mülakata” alınıyor. Bu mülakatta başarılı olan kayıt hakkını kazanıyor.

2’nci sınıftan itibaren ise çocuklar “kabul sınavını” aşmak zorunda. Türkçe, Matematik başta olmak üzere en az 4 dersten sınava giriyorlar. Bu sınavda başarılı olan, okulun ara sınıfına girme hakkını elde ediyor. Geçmişte sayılı birkaç okulda yaşanan “öğrenciyi seçme” uygulaması, bugün tüm okullara ve sınıf kademelerine yayılmış durumda.

Bu yöntemler de velilerin tepkisini çekiyor. 4 ya da 6 yaşından itibaren çocukların bu tür kabul sınavlarıyla “başarılı” ya da “başarısız” olarak damgalanmalarına isyan ediyorlar. Birçok veli ise, “Hangi okula çocuğumuzu göndereceğimizi belirleyemez hale geliyoruz. Okullar, kriterlerine uygun öğrencileri seçiyor. Bu eğitim hakkına aykırı bir durum’ diyor.
BELLİ OKULLARA TOPLUYORLAR

Bir başka eleştiri alan uygulama ise birden fazla kampusu bulunan bazı okullarda yaşanıyor. Akademik başarı açısından “yüksek” öğrenciler aynı kampusta toplanıyor. Amaç, LGS gibi merkezi sınavlarda bu öğrencilerin yerleştikleri liseler ile “başarı” reklamları yapmak. Ancak bu kampuslara girme “başarısı” gösteren öğrencilerden başarıları düşen, merkezi sınavlarda yüksek puan alamayacağı anlaşılan öğrenciler ise diğer kampuslara gönderiliyor.

Tüm bu uygulamalar ise tartışma konusu. Eğitimciler çocukların küçük yaştan itibaren “başarılı, başarısız” diye damgalanmasının onların gelecek yaşamlarını olumsuz etkileyeceğini söylüyor. Böyle bir uygulamanın hele eğitim kurumları tarafından yapılan böyle bir “elemenin ve seçmenin” ne kadar etik olduğu da tartışma konusu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500